www.basdere.net
CİPS

‘Çikolata ve cips reklamları geç saatlerde yayınlansın’

Sağlık Bakanlığı, çocuklara yönelik şekerleme, çikolata, cips, gofret ve asitli içecek reklamlarının saat 21.30’dan sonra yayınlanmasını istedi.

Bu tür reklamların çocukları kötü ve sağlıksız beslenmeye yönelttiğini belirten bakanlık, Reklam Kurulu’na ‘önlem alın’ çağrısında bulundu. Enerji içecekleriyle ilgili de uyarılar yapan Sağlık Bakanlığı, bu ürünlerin reklamlarında Gıda Yasası’na aykırı unsurların yer aldığını bildirdi.

Çikolata, şeker, cips ve asitli içecek üreticileri satışlarını artırmak televizyon reklamlarını etkin biçimde kullanıyor. Özellikle çocuk programları sırasında verilen çikolata, cips, şekerleme reklamları, firmaların satışlarını artırırken çocukları dengesiz beslenmeye itiyor. İzledikleri reklamların etkisinde kalan minikler, annelerinin hazırladığı sebze yemekleri yerine karınlarını abur-cubur yiyeceklerle doyuruyor. Araştırmalara göre okulöncesi ve ilköğretim çağı çocuklarında dengesiz beslenmeye dayalı aşırı kiloluluk (obezite) tırmanışa geçti. Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde “Sağlıklı Beslenelim Kalbimizi Koruyalım” adlı bir çalışma gerçekleştiren Sağlık Bakanlığı, toplumda obezite oranının yüzde 30’lara çıktığını tespit etti. Bu durumun son 20 yılda toplumun beslenme alışkanlığındaki değişimden kaynaklandığını düşünen bakanlık yetkilileri önlem için kolları sıvadı. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, çocukların sağlıksız yiyecek reklamlarından korunması amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nı göreve davet etti.

Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’ne bir yazı gönderen bakanlık, enerji ve şeker içeriği yüksek; ancak besleyici değeri düşük gıda reklamlarının televizyonlarda yoğun biçimde yayınlandığını hatırlattı. Bakanlığın yazısında, “Şeker, çikolata, cips, gofret ve asitli içecek reklamları çocukları kötü beslenme alışkanlığına yönlendirerek onların sağlığını bozmaktadır. Reklamlar aşırı tüketimi desteklemekte, çocukları erken yaşlarda bilinçsiz tüketici olarak etkilemektedir. Erken yaşlarda kazanılan tüketim alışkanlığı, ilerleyen yaşlarda sergilenecek tüketim davranışlarına da temel oluşturmaktadır.” deniliyor. Sağlık Bakanlığı, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’ne bağlı Reklam Kurulu’ndan bu tür reklamların çocukların daha az televizyon izlediği 21.30’dan sonra yayınlanması konusunda düzenleme yapılmasını istedi.

Enerji içecekleri enerji vermiyor

Bakanlık, birkaç yıl önce piyasaya giren ve önemli bir pazar edinen enerji içecekleriyle ilgili de uyarılarda bulundu. Enerji içeceklerinin çocuklar, 18 yaşından küçükler, gebe ve emzikli kadınlar, yaşlılar, diyabetliler, böbrek yetmezliği, yüksek tansiyon ve metabolik hastalığı olanlar ile kafeine hassas kişiler için önerilmediğini vurgulayan bakanlık, yoğun fiziksel aktivite sonrasında ve alkol ile karıştırılarak içilen enerji içeceklerinin de sağlık açısından tehlikeli olduğunu kaydetti. Bakanlık, aynı uyarıların bu tür ürünlerin reklamlarında da verilmesini önerdi. Enerji içecekleri, “insanları kanatlandırarak” enerji vermiyor. İçeriğindeki yüksek kafein sayesinde vücutta var olan enerjiyi harekete geçiriyor. Uzmanlar, günde 1 şişeden fazla tüketilen enerji içeceklerinin vücudun enerji dengesini bozduğunu belirtiyor.

03.12.2004
 

 

Cips, kraker yerine

 Ceviz ve Badem

Can sıkıntısından atıştırılan her cips, çikolata, kraker, zamanla adeta göbekte, kalçalarda birikiyor. Uzmanlar arada sırada bir şeyler atıştırmaktan vazgeçemeyenler için 'zararlı'lar yerine; ceviz,badem, domates,salatalık gibi 'yararlı'ları öneriyor. Bunlarla daha sağlıklı ve formda olmak mümkün...

İç hastalıkları, endokrinoloji, metabolizma ve diyabet uzmanı olan Prof. Dr. Metin Özata, bu alanlardaki çalışmalarından ve bilgi birikiminden yola çıkarak, "Doğru Beslen Formda Kal" adlı kitabını kaleme aldı. Epsilon Yayınları'ndan çıkan kitapta, sağlıklı zayıflamanın yöntemleri anlatılıyor...
* Niçin ilk haftalarda daha çabuk kilo verir, sonra bekleme dönemine geçeriz? Kilo kaybının iki dönemi var. İlk dönem hızlıdır. Karaciğer ve kaslarda depolanmış olan şeker
e   'glikojen' adı verilir. Zayıflamanın ilk döneminde bu depo glikojen ve proteinlerin yıkımına bağlı olarak, belirgin bir sıvı kaybı olur. 24-48 saat içinde glikojen depoları azalırken, vücuttan su atılır. Kişiler hemen 'kilo verdim' diye sevinir. Ancak, verilen kilo yağ yıkımından değil, glikojen ve protein yıkımının neden olduğu su kaybından ibarettir. Bu dönemden sonra yağların yakılması evresi gelir ki, bu evrede başarılı olmak için; spor yapmak, yürümek ve hareketli olmak önemlidir.
* Psikolojik faktörler şişmanlığa neden olur mu? Bazı psikolojik rahatsızlıkların şişmanlık yaptığı biliniyor. Stres ve depresyon şişmanlığa ve aşırı atıştırmaya neden olur. Bu hastaların bir kısmında tıkanırcasına yeme krizleri ve gece atıştırmaları fazla görülür.
* Can sıkıntısıyla atıştırdıklarımızın kilo almadaki rolü nedir? Kilo alımına en fazla katkıda bulunan etkenlerden biri şekerli besinlere saldırmak ve geceleri atıştırmaktır. Akşam yemeğinden sonra televizyon başındaki atıştırmalar, kilo almanın en önemli nedenidir. Geceleri metabolizmamız yavaşladığından, bu atıştırmalar kilo almayı çok kolaylaştırır.
* Ya, 'kan şekerim düştü' diye gün içinde tatlılara saldırmalar? Özellikle, kan şekerini hızla yükselten karbonhidratlar yendikten sonra, önce kan şekeri ve ardından insülin hormonu kanda hızla yükselir. İnsülin kan şekerini düşüren bir hormondur. Yüksek insülin seviyeleri iki üç saat sonra kan şekerinizi normalin de altına indirdiği için, şiddetli bir yeme isteği, titreme, terleme olur. Buna 'reaktif hipoglisemi' denir. Kandaki yüksek insülin seviyesi, kandaki şekeri çok çabuk yok ettiğinden, kan şekeri düşer. Kişi bu durumda; şeker, çikolata, tatlı ne varsa yemek ister.
* Peki, ani gelen yeme krizlerini önlemek için ne yapmalıyız? Dengeli diyet uygulamayanlar, kahvaltı yapmayanlar ve düzensiz yemek yiyenler de, kan şekerleri gün içinde düştüğü için sık sık atıştırma krizine girer ve kilo veremez hale gelirler. Bu durumu önlemek için, düşük glisemik indeksli ve posalı karbonhidratlar alınmalı ve öğün atlanmamalıdır. Sebze ve meyve gibi posalı besinler çok yavaş sindirildiği için kan şekerini hızla yükseltmez. Diyet yaparken posalı karbonhidrat alımını artırmak veya düşük glisemik indeksli besinleri tercih etmek şarttır.

 

www.basdere.net