www.basdere.net

   BAZI GIDALARIMIZIN TARİHÇESİ

1. Ekmek


     Tüm dünya ülkelerinde ve ülkemizde, tahıl ürünleri ve özellikle de ekmek beslenmede ön sıradaki yerini korumaktadır. Tüketimi, ekonomik ve sosyal koşullara bağlı olarak değişim gösterse de ekmeğin, gelecekte de önemini sürdüreceği kuşkusuzdur. M.Ö. 4300 yıllarında değirmencilik ve fırıncılığın var olduğu, yapılan kazılardan anlaşılmıştır. M.Ö. 4000’ lerde ise Babillilerin, fırınlarda ekmek pişirdiğini ileri süren araştırmalar mevcuttur. Mayalı ekmek, M.Ö. 1800 yıllarında Eski Mısırlılar tarafından tesadüfen keşfedilmiştir. Mısırlıların ekmeğin zenginleştirilmesinden haberdar oldukları, ekmeğe bal, hurma gibi maddeler kattıkları belirlenmiştir. Ekmek yapım sanatı Eski Mısır'dan Akdeniz ülkelerine yayılmıştır. Eski Yunanlılar ekmek yapımını M.Ö. 8.yüzyılda Mısır'lılardan öğrenmiştir. Daha sonra Roma' lılar zamanında ekmekçilik oldukça gelişmiş ve büyük ticari fırınlar yapılmıştır. Orta Avrupa' ya ve Avrupa' nın diğer ülkelerine ekmek yapma sanatı çok sonraları güneyden yayılmıştır. Ekmek yapımında çavdar ve diğer tahılların kullanımına ise daha sonra başlanmıştır. Avrupa' da 15. y.y' da beyaz ekmek üretimine geçilmiş fakat o devirde bu ekmeği ancak zengin sınıf yiyebilmiştir. Ülkemizde hem beslenme alışkanlıkları ve hem de ekonomik yapı nedeniyle ekmeğin diyetteki önemi, gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazladır. Bugün günlük kalorinin yarıdan fazlasının, proteininde üçte ikisinin tahıl ve ürünlerinden sağlandığı tahmin edilmektedir. Görülüyor ki; dünyada ekmeğin önemi eski çağlarda olduğu gibi günümüzde de sürmektedir (1).
 
2. Bulgur
 
     Bulgurun bilinen tarihi M.Ö. 4000 yıllarına kadar dayanmakta ve merkez olarak Anadolu ve civar ülkelerin geleneksel bir gıdası olarak bilinmektedir. Bulgur, özellikle Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan ve Mısır gibi ülkelerde yoğun olarak tüketilmektedir. Bulguru sanayi sektörüne ve fabrikasyon üretime taşıyan ilk ülke Türkiye'dir. Türkiye' de bulgur üretimi yapan ilk fabrika, Birinci Dünya Savaşı sırasında kurulmuştur. Daha sonra yöre insanlarının 1950 ve 60'lı yıllarda Amerika'da bulguru tanıtmaya başlaması ve ilk fabrikaları açmaları ile birlikte bu ülkede bulgur, üzerinde durulan bir ürün haline gelmiştir. Amerikalılar bulgurun ticari yapısını genişletmek için Hindistan'da ve diğer pirinç türevi ürünleri seven ülkelerde tanıtma büroları açmış, askeri amaçlarla stoklamış, ve menülerine almışlardır. Türkiye ise bu gelişimi geriden izlemiştir. Gerçekte bu sektörde sanayileşmeye erken başlanmış, fakat yeterince tanıtım yapılamamıştır. Cumhuriyet dönemi ile birlikte sanayileşme yoluna giren ülkemizde, aile şirketleri bulgur sektörüne el atmıştır. Bu fabrikalar genellikle Karaman, Gaziantep, Çorum, İçel gibi hammaddeye yakın illere kurulmuştur (2).
 
3. Tarhana
     Tarhana, Türkler tarafından Orta Asya’da yaşadıkları dönemden bu yana bilinen ve sevilerek tüketilen geleneksel bir gıda maddesi olup, Orta Asya’ dan göç eden Türkler ve Moğollar tarafından Anadolu, Orta Doğu, Macaristan ve Finlandiya’ ya getirilerek tanıtılmış ve bu ülkelerde de tüketilmeye başlanmıştır. Bu geleneksel gıdamız bugün Arap ülkelerinde "Kishk", Macaristan'da "Tahonya", Finlandiya'da ise "Talkuna" olarak bilinmektedir (TEMİZ ve PİRKUL, 1990). Ülkemizde daha çok kırsal kesimde ve ev ölçeğinde üretilen, çoğunlukla kış aylarında kahvaltı sofralarının vazgeçilmez yiyeceği olan tarhananın; endüstriyel boyutlu üretimi son yıllarda artış göstermeye başlamıştır. Değişik bölgelerimizde bileşimleri ve üretim teknikleri farklı bir çok tarhana çeşidi üretilmektedir (3).
 
4. Makarna
 
    Makarnanın dünyada ilk defa İtalya' da üretildiği söylense de, makarna yapımına ilk kez Çin veya Japonya' da başlanmıştır. Uzakdoğu' dan Avrupa' ya gelen makarna, tüketicilerin beğenisi nedeniyle üretilmeye başlanmış ve 1800 yılında ilk kez İtalya'da küçük makarna makineleri geliştirilmiştir. Otomatik vakumlu kontinu preslerde ekonomik ve hijyenik bir şekilde makarna üreten entegre tesisler, makarna üretimini kolaylaştırmıştır. Ülkemizde böyle tesislerin sayısı giderek artmaktadır. Türkiye'de makarna sanayinin başlangıç tarihi 1922 olarak kabul edilmektedir. 1950 yılından sonra gelişme gösteren sektörde, gün geçtikçe sayıları artan ve belirli bölgelerde yoğunlaşmış fabrikalarda üretim yapılmaktadır (4).
 
5. Bisküvi

   Bisküvi, kelime olarak Latince iki kat pişirme anlamına gelen "biscocotus"dan türemiştir. Türkiye'de bisküvi üretimine 1924 yılında küçük imalathanelerde son derece ilkel şartlarda başlanmıştır. O yıllarda bisküvi hamuru elle çalışan preslerde şekillendirilip, odunla ısıtılan fırınlarda pişirilmiştir. 1932 yılında imalathane sayısı 4 iken, 1941 yılında un kıtlığı nedeniyle bisküvi üretimine bir süre ara verilmiş, 1956 yılında ilk bantlı fırın İngiltere'den ithal edilerek İstanbul' da faaliyete geçmiştir (5).
 
6. Zeytin
    Zeytin yetiştiriciliğinin doğuşu konusunda net bir bilgi bulunmamakla birlikte, Akdeniz havzasındaki medeniyetlerin yakınında başlamış olduğu söylenebilir. Zeytin yetiştiriciliği yaklaşık 6.000 yıl önce Anadolu’ da başlamıştır. Oleacea familyasının bir üyesi olan zeytinin (Olea europaea L.) anavatanı, Güneydoğu Anadolu Bölgesini de içine alan Yukarı Mezopotamya ve Güney Ön Asya’dır. Anadolu’ da özellikle Kilikya ovasında (Adana civarı), zeytin yetiştiriciliği yapıldığı konusundaki veriler, Hitit metinlerinde yer almaktadır. Zeytinin ilk kez kültüre alınışı ve ıslahı Samiler tarafından gerçekleştirilmiştir. Arkeolojik bulgular arasında ve özellikle batık gemilerden çıkartılan sağlam şekilde kalabilmiş olan amforalar zeytin ve zeytin yağının buğday ve şarap ile beraber ticareti yapılan üç üründen biri olduğunu göstermektedir (6).
 
 7. Sirke
 
    Sirke insanlar tarafından çok eski dönemlerden beri tanınmış olan bir fermentasyon ürünüdür. Başlangıçta alkollü içkilerin kendiliğinden sirkeleşmeleri arzu edilmeyen bir durum olarak görülmekteydi. Fakat daha sonraları insanlar bu olaydan faydalanmasını öğrenmişler ve zamanla sirkeye de gereksinim duymuşlardır. Bulunan eski eserlerden Sümerlerin, Asurluların, Etilerin, İranlıların, eski Mısırlıların ve nihayet eski Yunanlıların sirke yaptıkları anlaşılmaktadır. İncilin bazı yerlerinde sirkeden bahsedilmiş ve sirke içinde kalker gibi kireçli maddelerin kolayca çözüldüğü kaydedilmektedir. Kleopatra'nın büyük inci danelerini sirkede eritip sofrada ikram etmeyi sevdiği ve Anibal' in de Roma' ya yürüyüşünde ordularının Alp Dağları' nı geçmesi için kayaları keskin sirke ile eritip yol açtığından kaynaklarda bahsedilmektedir (7).
 

8. Pastırma

   Pastırmanın anavatanı Orta Asya'dır. Orta Asya'da yaşayan Hunlar ve Oğuzlar aylar süren savaş yolculuklarına çıkarken yanlarına tuzlanmış et alırlar ve bu eti yol boyunca yerlerdi. Ancak atların eğerlerinde saklanan et, yol boyunca sıkıştığından ezilerek pastırma haline gelirdi. Bu nedenle ilk söyleniş şekli "bastırma" olan pastırma daha sonraları Selçuklular zamanında Anadolu'ya gelmiş ve özellikle Kayseri yöresinde bir sanat halini almıştır (8).


9. Kaynaklar

[1]  Özkaya 1992. Ekmeğin Beslenmedeki Önemi ve Ekmek Türlerinin Sağlık Açısından Farklılıkları. Un Mamulleri Dünyası. Yıl: 1, Sayı:5, 9.
 Pamir, H., 1961. Boza Üzerinde Mikrobiyolojik ve Kimyasal Araştırmalar. A.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları No:176. Çalışmalar No: 109. A.Ü. Basımevi, Ankara. 60 s.

[2]   Bayram, M. 1996. Geleneksel Mutfağımızın Değişmez Gıdası Bulgura Sektörel Yaklaşım. Unlu Mamuller Teknolojisi. Yıl : 8. Sayı : 6, 19-20.

[3] Tamer, C.E, Karaman, B., Aydoğan, N. Çopur, Ö.U. 2004. Bazı Geleneksel Fermente Gıdalarımız ve Sağlık Üzerindeki Etkileri.Geleneksel Gıdalar Sempozyumu. 23-24 Eylül 2004. Van. s. 93-99.

[4]   Ünal, S. 1991. Hububat Teknolojisi. Ege Üniv. Mühendislik Fakültesi Çoğaltma Yayın No: 29. Bornova, İzmir. 218 s.
 1 www. kultur.gov.tr/portal/kultur_tr.asp?belgeno=6253

[5]  Akın, B. 1999. Türkiye Bisküvi, Çikolata ve Gofret Sanayiinde Teknoloji Yönetimine İlişkin Bir Araştırma. Gıda. Dünya Yayıncılık. (45): 40.

[6]  Aktan, N., Kalkan, H. 1999. Sofralık Zeytin Teknolojisi. Ege Üniv. Basımevi, Bornova, İzmir, 122 s.Bayram, M. 1996. Geleneksel Mutfağımızın Değişmez Gıdası Bulgura Sektörel Yaklaşım.Unlu Mamuller Teknolojisi. Yıl : 8. Sayı : 6, 19-20.

[7]  Aktan, N., Kalkan, H. 1998. Sirke Teknolojisi. Ege Üniv. Basımevi, Bornova, İzmir, 82 s.
 Aktan, N., Yücel, U., Kalkan, H. 1998. Turşu Teknolojisi. Ege Üniv. Ege Meslek Yüksek Okulu Yayınları No: 23. Ege Üniv. Basımevi, Bornova, İzmir, 138 s.

[8]  Yücel A. 2001 Et ve Su Ürünleri Teknolojisi. Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Ders Notları No:47. 182 s.