|
Bahçenizde bulunan meyve ağaçları, evinizin penceresinden
görünen çam ormanı ya da arabayla giderken yol kenarında
gördüğünüz çınarlar hakkında hiç detaylı olarak düşünmüş
müydünüz? Bu bitkilerin nasıl ortaya çıktığını, hangi
aşamalardan geçerek bir ağaç haline geldiklerini biliyor
musunuz?Yoksa bitkilerin varlığı sizin için sadece estetik bir
anlam mı ifade ediyor? Veya "olsalar da olur olmasalar da" diye
mi düşünüyorsunuz? Eğer böyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Çünkü estetik zevkinize hitap etmelerinin yanısıra, nefes
almanızı sağlayan atmosferdeki dengeleri, oksijen miktarının
yeterliliğini, fazla karbondioksitten zehirlenmemenizi,
atmosferdeki nemin rahatsız edici ölçülerde olmamasını,
yaşadığınız yerdeki havanın çok soğuk ya da çok sıcak olmamasını
yani şu anda pek çok yönden rahat bir yaşam sürmenizi büyük
ölçüde bitkilerin varlığına borçlusunuz. Üstelik bitkilerin size
olan faydası sadece bunlarla da sınırlı değil.Bütün canlılar
gibi siz de yaşamak için ihtiyacınız olan vitaminlerin ve
minerallerin çok büyük bir bölümünü bitkilerden karşılıyorsunuz.
Her insan tohumu tanır, neye benzediğini bilir, bitkilerin
tohumlardan oluştuğundan haberdardır. Ancak nasıl olup da tahta
parçasını andıran bir cisimden birbirine benzeyen ya da
benzemeyen çeşit çeşit bitkinin çıktığını, bütün bu bitkilere
ait bilgilerin tohumlara nasıl yerleştirildiğini, bu bilgilerin
nasıl ayrı ayrı şifrelendirildiğini belki de hiç düşünmemiştir.
Nasıl olup da tahta görünümlü bir cisimden tam ayarında
şekeriyle, özel kokusuyla, lezzetiyle meyveler çıkmaktadır?
Ağacı üreten, meyveleri ağaca yerleştiren tohumun kendisi midir?
Meyvelerin veya çiçeklerin şeklini, rengini belirleyen tohum
mudur? Peki ya ağaç ile ilgili bilgileri eksiksiz olarak
içindeki embriyoya yerleştiren tohumun kendisi midir? Bu gibi
sorular insanın aklına hiç gelmemiş olabilir. Ancak insan bu
sorular üzerinde biraz düşününce, "Bir tohum ağaç üretmeyi nasıl
bilir?" sorusunun cevabını da merak etmeye başlayacaktır.
Tahta parçası görünümündeki bir cisim nasıl olur da ürettiği
ağacın nasıl bir şekle ve yapıya sahip olması gerektiğini
belirleyebilir? İşte özellikle bu son soru oldukça önemlidir.
Çünkü tohumdan herhangi bir odun kütlesi çıkmaz. Örnek olarak
binlerce farklı bitki türü içinden herhangi bir elma ağacını
düşünelim. Elma ağacı, bilindiği gibi toprağa atılan bir
tohumdan ortaya çıkar. Tohum, küçük bir cisimdir; ama nasıl olur
bilinmez, o tohumun içinden belli bir süre sonra 4-5 metre
uzunluğunda ve yüzlerce kilo ağırlığında dev bir ağaç oluşur.
Ağaçtaki elmalar, cilalanmış gibi duran pürüzsüz kabukları,
kendine özgü aroması, içlerindeki şekerli su ile kusursuzdurlar.
Tohumun, kendisine oranla bu dev boyuttaki ağacı yaparken
kullanabileceği tek malzeme ise ilk aşamada kendi içindeki yedek
besin, sonrasında ise sadece toprak ve güneş ışığıdır. Elma
örneğinde de görüldüğü gibi tohumlar, içinde taşıma sistemi
bulunan, topraktaki maddeleri özümsemek için gereken köklere
sahip ve son derece iyi tasarlanmış canlı bir varlık
üretmektedir.
İnsan bile, akıl sahibi bir varlık olarak, iyi bir ağaç resmi
çizmesi gerektiğinde dahi zorlanır; bir ağacın köklerindeki ve
dallarındaki ayrıntıları çizmek ise çok daha zor bir iştir. Ama
tohum, bu son derece kompleks canlıyı bütün sistemleriyle
birlikte, canlı olarak üretmektedir. Konuyu anlatabilmek için
tohum "üretmektedir" diyoruz; ancak şunu hatırlatalım: Tohum,
müstakil bir akla, şuura ve iradeye sahip bir varlık değildir.
Bu durumda ağaçları ve bitkileri tüm çarpıcı sistemleriyle
birlikte ortaya çıkaranın yani üretenin tohumun kendisi olduğunu
iddia etmek mümkün değildir. Eğer böyle bir iddiada bulunan
olursa, bu durumda tohumun son derece hatta insandan bile akıllı
ve bilgili bir varlık olduğu sonucuna varması gerekir.
Benzeri olmayan bu gücün sahibi Allah'tır. Tohumlar Allah
tarafından ağaç yapabilecek bilgi ve sisteme sahip olarak
yaratılmıştır. Toprağa atılan her tohum, Allah'ın ilmi ile
kuşatılmıştır; O'nun ilmi ile büyüyüp gelişir ve bitki haline
gelir:
"Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse
gaybı bilmez.Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O,
bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir
tane, yaş ve kuru dışta olmamak zere hepsi (ve herşey) apaçık
bir kitaptadır. " (En'am Suresi, 59)
|
Tohumdaki Sır |
|
"Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü? Onu sizler
mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? Eğer dilemiş
olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık;
böylelikle şaşar-kalırdınız. "
(Vakıa Suresi, 63-65)
|
|
|
Yandaki resimlere bakın. Sizce kuru tahta parçalarını
andıran bu cisimler nedir? Bu cisimlerden canlı bir
varlık meydana gelebilir mi? Bu cisimlere bakan birçok
insan muhtemelen bunların meyve çekirdekleri veya çalı
çırpı benzeri maddeler, hatta bir nevi çöp olduklarını
düşünmüş olabilir. O halde siz, kimilerinin "çöp"
olarak nitelendirdikleri bu cisimleri alıp bahçeniz
veya evinizdeki bir saksının içindeki toprağa gömün ve
bir müddet bekleyin. Bir süre sonra ne olacağını merak
ediyorsanız arka sayfayı çevirin ve sonucu görün.
Yukarıdaki resimlerden anlaşılacağı gibi bu "kuru
tahta parçaları" birer tohumdur.
|
|
|
Ve bu tohumlar uygun şartlar sağlandığında hayret verici
şekilde yeşerir ve çeşit çeşit bitkileri meydana
getirirler. Peki acaba küçük ve kuru olan bu cisimleri bir
tahta parçasından ayıran özellik nedir?Tohumların,
kendilerini diğer cisimlerden ayıran çok önemli bir
özellikleri vardır. Tohumlar ait oldukları bitkinin her
dalına, her yaprağına, bu yaprakların sayısına,
şekillerinin nasıl olacağına, kabuğunun ne renkte ve
kalınlıkta olacağına, besin ve su taşıyan borularının
genişliğine, sayısına, bitkinin uzunluğuna, meyve verip
vermeyeceğine, verecekse bu meyvelerin tatlarına,
kokularına, şekillerine, renklerine dair -kısacası bir
bitkiyle ilgili olabilecek- bütün bilgilere sahip
cisimlerdir.
Peki tohum hakkında hiçbir bilgiye sahip olmasaydık ve bu
cismi ilk defa görüyor olsaydık, ne işe yaradığını da hiç
bilmeseydik tohumların içinden hiçbiri diğerine
benzemeyecek şekilde sayısız bitkinin çıkabileceğini, bu
bitkilerin bir kısmının da metrelerce yüksekliğe
ulaşabileceklerini tahmin edebilir miydik? Tabii ki böyle
bir şeyi tahmin edemezdik. Kuru tahta parçası
görünümündeki bir cisimden mis gibi kokan, çarpıcı
renklere ve şekillere sahip sayısız çiçeğin; papatyaların,
lalelerin, açelyaların, sardunyaların, nergislerin,
güllerin, menekşelerin çıkacağını düşünemezdik. Türlü
türlü meyvelerin; şeftalinin, hindistan cevizinin,
armutların, ayvanın, dutun, kayısının yine bu tohumların
oluşturduğu ağaçlarda yetişeceğini, küçük siyah,
kahverengi ya da sarı cisimlerin böğürtlenleri,
portakalları, mandalinaları, karpuzları, erikleri,
biberleri, domatesleri oluşturacağını hayal bile
edemezdik.
İşte bu yüzden tohum, üzerinde düşünülmesi gereken bir
varlıktır. Milyonlarca yıldır tohumların içinde bitkilere
ait bütün bilgilerin saklanıyor olması sıradan bir konu
olarak karşılanmamalıdır. Bu, konu üzerinde düşünen
insanın önünde hiç beklemediği ufukları açacak, pek çok
olaya bakış açısını değiştirecek bir bilgidir. Bu bilgiye
daha yakından şahit olmak için insanın en yakınından,
örneğin evinde bulunan sebzelerden, çiçeklerden,
meyvelerden düşünmeye başlaması yeterlidir.
Örneğin; bir tohumun karpuz olabilmesi için ne gibi
bilgilere ihtiyaç vardır, düşünelim. Karpuz dilimini eline
alıp inceleyen insan çok belirgin bir düzen ile
karşılaşacaktır. Bu düzeni sağlayan bütün bilgiler
karpuzun çekirdeklerinde yani tohumlarında mevcuttur.
İncelemeye devam eden kişi karpuzun çekirdeklerinin her
birinin ince bir bağ ile sulu bölüme tutturulduğunu
görecek, çekirdeklerin üzerindeki incecik zarı fark
edecektir.
|
| |
|
|
İşte bu zarın yapısı hakkındaki bilgi de, karpuzun
hoşa giden tam ayarında şekeri, esansı ve lezzeti ile
ilgili bilgi de tohumlarında mevcuttur. Bundan başka;
karpuzun kabuğundaki desenler, kabuğun kalınlığı,
üzerindeki mumlu yapı ile ilgili bütün bilgiler de
tohumlarda şifrelenmiştir. Kabuğu oluşturan hücrelerin
bir duvar ustasının yapamayacağı kadar pürüzsüz bir
doku oluşturmalarını sağlayan bilgi de tohumlardadır.
|
|
|
Dünyanın her yerinde karpuzların aynı özelliklere
sahip olmasını sağlayan da tohumda saklı olan bu
bilgidir. Bu nedenle dünyanın neresine gidilirse
gidilsin karpuz çekirdeklerinden bir miktar alınıp
toprağa ekilse bir süre sonra topraktan bir karpuz
bitkisinin çıktığı, ardından bu bitkinin üzerinde
küçük karpuzların oluştuğu, bunların da zamanla
büyüdüğü ve gerçek birer karpuza dönüştükleri
görülecektir.
|
Karpuz
çekirdeklerindeki detaylı tasarımı inceleyen bir insan
çok önemli bir gerçeğe ulaşacaktır. Bu küçücük
çekirdeklerin içinde, tadıyla, kokusuyla, koruyucu
kabuğuyla kusursuz bir meyvenin bilgilerinin
yerleştirilmesi bir yaratılış mucizesidir.
|
|
|
|
|
Her ağaç türü farklı bir tasarıma sahiptir. Bu
tasarımla ilgili tüm bilgiler de tohumlarda
saklanmıştır. Başka bir örnek verelim ve kozalaklı
bir ağacın özellikleri ile çöl bitkilerinin
özelliklerinden bazılarını ele alarak karşılaştırma
yapalım. Kışın toprak donduğu için ağaç kökleri bir
süre sonra topraktan su alamaz duruma gelir. Ayrıca
kışın çok az yağmur yağar, yağışların çoğu kar olarak
düşer. Bu nedenle ağaçların kış mevsiminde ortaya
çıkan susuzluğa dayanıklı olmaları gerekmektedir.
|
|
İşte ağaçlar bu dayanıklılığı yaprakları sayesinde
kazanırlar. Örneğin; birçok kozalaklı ağacın yaprakları
sert bir deri gibidir ve dökülmez. Yapraklarının
üzerindeki mumlu yüzey de suyun buharlaşma yolu ile
kaybını azaltır ve bu dayanıklılık yaprakların dökülmesini
ya da su basıncı dolayısıyla bitkinin solmasını
önler.Bundan başka kozalaklı ağaçların yapraklarının çoğu
iğne şeklindedir ve dona karşı da dayanıklıdır. Ayrıca bu
bitkiler her bahar mevsiminde yeni yapraklar açtıklarında
enerji toplarlar. Ve yapraklarının dayanıklılığı da bu
bitkiler için önemlidir. Çünkü hava koşullarının elverişli
olduğu her fırsatta bu bitkiler hemen fotosentez yaparak
besin depolarlar.
Yapraklarını dökmeyen ağaçların şekli de genelde koni
biçimindedir ve bu sayede üzerlerine düşen kar kolaylıkla
dökülür ve böylece dalları ağırlıktan kırılmamış olur.
Ayrıca tutulan karlar ağacı soğuğa karşı korur ve
yapraklardan nemin çıkmasını azaltarak su kaybını önler.1Çölde
yaşayan bir bitki için kuraklık en büyük tehlikelerden
biridir. Ne zaman yağacağı belli olmayan yağmurlar, kum
fırtınaları, aşırı sıcaklık gibi olumsuz etkenler normal
şartlarda bitkilerin soylarının tükenmesine neden
olabilir. Ancak çöl bitkilerine ya da kurak iklimlerde
yetişen diğer bitkilere baktığımızda bu ortamlara
dayanıklı olmalarını sağlayacak kendilerine has
özelliklerinin bulunduğunu görürüz. Tohum yapıları, üreme
şekilleri bu koşullarda nesillerini devam ettirmelerini
sağlayacak şekildedir. Çöl bitkilerinin susuzluğa ve
sıcağa dayanıklı bir yapılarının olması da bu bitkilerin
tohumlarına kodlanmış olan bilgilere bağlıdır. Bu çeşit
çeşit bilgiyi küçücük tohumların içine sığdıran, elbette
sonsuz bir kudret sahibi olan Allah'tır.
|
Buna çöl bitkilerinin tohumlarının içerdikleri
bazı maddelerden örnekler verelim. Birçok çöl
tohumu filizlenmeyi engelleyen çeşitli maddelere
sahiptir. Örneğin; Sinapis alba adlı bitkinin
meyveleri tohumun filizlenmesini engelleyen "blastokoline"
maddesi ihtiva eder. Arizona'daki bazı çöl
bitkileri de yine yapılarındaki bazı maddeler
nedeniyle çok uzun uyku dönemlerinden sonra
fidan verirler. Mesela; Lepidium lasiocarpum
isimli bitki bir yıldan sonra, Streptanthus
arizonicus 26 aydan sonra filizlenmeye hazırdır.
Bu maddelerin varlığının önemi özellikle kurak
mevsim baş gösterdiğinde anlaşılmaktadır.1 Bu
iki bitki türünün örnek verilen özelliklerinin
her biri tohumun embriyosunda bulunması gereken
bir bilgi demektir. Yapraklarını dökmeyen
bitkilerle çöl bitkileri arasındaki bu birkaç
fark bile bitki tohumlarının içinde ne kadar çok
ve detaylı bilginin kodlanmış olduğunu açıkça
göstermektedir.
|
Yanda
görülen kuru tohumlardan, kusursuz
güzellikteki, rengarenk gülleri çıkartan
göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'tır. |
|
Gülün
kırmızı rengi, yapraklarındaki kıvrımların
her birinin nasıl olacağı, kaç yaprağının
olacağı, yapraklarının yumuşaklığı,
kadifemsi yapısı, güle kokusunu veren
maddelerin oranı birer bilgidir. Patlıcana
morumsu siyah rengini veren, üstüne cilalı
kabuğunu yerleştiren, içinde çekirdeklerini
sıralayan, sapını dayanıklı kılan, sapın
içindeki taşıma borularının uzunluklarını
belirleyen, embriyoya yerleştirilmiş olan
ilgilerdir.
Kuru sopaya benzeyen asma dallarından tatlı
ve su dolu kesecikler halinde üzümlerin
çıkmasını sağlayan da bu bilgidir. Üzüm
kabuklarını fındık kabuklarından farklı
kılan, bu iki meyvenin renklerini,
tatlarını, kokularını, içindeki vitaminleri,
birinin sulu birinin kuru yapılarda olmasını
sağlayan hep tohumların embriyolarındaki
bilgilerdir. Bitkiler ilk ortaya
çıktıklarından beri tohumla üreyen türlerin
her birinde bu bilgiler var olmuştur. Buraya
kadar anlatılanlarda da açıkça görüldüğü
gibi aksi bir durum yani bu bilginin
olmaması demek, o bitkinin var olmaması
demektir. Bu noktada akla şu soru
gelmektedir: Tohuma bu bilgi kim tarafından
yerleştirilmiştir? Tüm bu muazzam bilgiyi
tohumun içine yerleştiren, herşeyin
yaratıcısı olan Allah'tır.
|
|
|
|
|
|
İçleri şekerli su dolu, lezzetli üzümler
yukarıda görülen kuru ağaç dallarında
yetişir. İncecik bir dalın üzerinde
kilolarca üzüm yaratan hiç kuşkusuz ki
Allah'tır.
|
|
|
|
Küçücük bir tohumun içine böylesine muazzam bir
bilginin yerleştirilmiş olması ve tohumların
diğer özellikleri iman edenler için Allah'ın
benzersiz yaratma sanatına birer örnektir.
İmanlarını artıracak, onları Rablerine
yaklaştıracak bir vesiledir. Allah herşeye güç
yetiren olduğunu, binlerce sayfalık bilgileri
küçücük tohumlara yerleştirerek ve eşi benzeri
olmayan çeşit çeşit bitkiyi bu küçücük
cisimlerden çıkararak bir kez daha bize
göstermektedir. Tohumlardan bitkilerin çıkmasını
sağlayan yalnızca Allah'tır. Bu gerçek ayetlerde
şöyle bildirilmektedir:
"Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz
mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren
Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu
bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle
şaşar-kalırdınız." (Vakıa Suresi, 63-65)
Bir diğer ayette tohumu yaratanın da, toprağın
içine düştüğünde onu yarıp içinden yeni bir
bitkiyi çıkaranın da Allah olduğu şöyle haber
verilmektedir:
"Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır.
O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden
çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor
da çevriliyorsunuz? " (En'am Suresi, 95)
|
|
Gerçek bu kadar açık olmasına rağmen bunu
kavrayamayan insanlar yeryüzünde her zaman
mevcut olmuştur. Allah'ın varlığını inkar eden
kişiler bu yaratılış mucizesini görmezlikten
gelerek tohumların ortaya çıkışına tesadüflerle
açıklama getirmeye çalışmışlardır ve halen de
çalışmaktadırlar. Ancak ne kadar çabalarlarsa
çabalasınlar sonuç değişmeyecektir. Akıl ve
vicdan sahibi her insan tohumdaki kusursuz
tasarımı ve içerdiği olağanüstü bilgiyi
inceledikçe bunun tesadüfen oluşamayacağını
anlayacak ve yaratılış gerçeğine şahit
olacaktır. Sitenin diğer bölümlerinde de
görüleceği gibi tohumlardaki tasarım ve
içlerinde yer alan bilgi, kendi kendine ortaya
çıkamayacak kadar ihtişamlıdır.
Kaynak:http://www.bitkidunyasi.net/html/tohumsir1.html
|
|
|
|
|
|